6 Ağustos 2009 Perşembe

Hayatın en güzel anı nedir bilirmisin?

Akşamın o karanlığında karnım tok, kahve mi yudumlamış otobüse binmek yerine yolda halen yol almakta olanları insanların seyrinde bulunmak üzere yürümeye karar verdim. Her zamanki gibi metrodan koşar adamlarla zemine ulaştım ve derinlemesine bir nefes aldım.

Gece o bütün güzelliğiyle çökmüş, etrafı aydınlatan dükkanlarla panayır alanına dönüşmüştü. İstanbul'un kendinden büyülü havası kendini gösteriyordu. Yollar evlerine gitmek isteyen insanlar ve artık serinledi diyip cadde boyunca yürüyüşe çıkanlarla dolmuş taşıyordu. Aralardan sıyrılarak hızlıca ilerliyordum. Hızlandıkça pasif bir terleme gerçekleşiyordu vücudumda boncuk boncuk ter değil sinsi bir şekilde ilk önce vücudum nemleniyordu.

Yine bir gün bitmişti ama yarın gene iş vardı. Yine sabah erkenden kalkıp çalışmak için iş yerine kadar tepilen yol içerisinde binlerce hayal yüklü. Kulaklıktan gelen müziklerin tınısıyla hergün başka toplu taşıma araçlarında karşılaşılan farklı farklı insanlarla türlü hayaller silsilesi. Peki kaçı tutuyor. Heh sadece hayal ama olsun o da güzel hayalsiz yaşanmıyor.

Hayallerin bittiği yerde insanı mutsuzluklara iten gerçek hayat başlıyor. Kimsenin yüzleşmek istemediği kesim, işte o acı gerçek her seferinde ulaşıyor bize bazen gece yatarken hesaplıyoruz gerçek hayata dönüp bazen karşındaki insan'a gülsende o an kafandan geçiyor.

Ama herşeye rağmen hayatta en güzel şey uykuya dalmak o an ruh'un bedenden ayrılıp özgürce görülen rüyalar farklı bir dünya bazen kabus olup vücuda geri döndürmek istesekte gerçek hayatta yapamadıklarımı rüyalarda yapıyorum ben. Hayatta hep derler para var huzur var diye hayalleri gerçekleştirmek için özellikle ama ben şunu gördüm yaşıyarak para huzur getirmiyormuş.

2 yorum:

  1. İstanbulu özledim okuyunca :)

    YanıtlaSil
  2. kesinlikle insanın en masum ve mutlu olduğu zaman uyuduğu zamandır..

    YanıtlaSil