27 Temmuz 2009 Pazartesi

Öyle bir gün

Haftasonu yazı yazmayınca sanmayın ki dışarı çıkıp bir aksiyon içerisinde yer aldım. Efendi efendi evimde oturdum. Haliyle her haftasonu bu fobiyi blogumada yansıtmaktan sıkıldım. Bu haftasonuda evde oturucam lafını okumaktan sizlerinde sıkıldığınızı düşünüyorum.

Gel gelelim hayatımıza haftasonundan bahsedeyim biraz yine ev de dört duvar arasında oturmak evin içerisindeki o boş sessiz hava yine yalnızlık hissimi katlandırıyor. Tahammül edemiyorum yalnızlığa, boş sokaklara illa insan dolu olacak oralar kendi yanımdaki yalnızlığı onlarla gidermek istiyorum.

Sonra bir ara İstiklal caddesinin eski hali geldi aklıma birde şuanki hali o ağaçlar filan varken daha güzeldi be neden mi? İnsanlar daha bir düzene göre yürüyordu sanki şimdi daha bir kalabalık görüntü daha bir düzensizlik var gibi o eski arnavut kaldırımı halini geri istiyorum.

Bu arada hergün farklı birşey ister oldu bünye kendini şaşırdı. Bisiklet hayallerim halen devam etmekte ama bunun yanında şu aralara "kaplumbağa" lakaplı meşhur volkswagen arabalara göz atıyorum. Orjinal olarak kullanmak için değil tabiki hafif böyle hurda tipli bulup toparlatmak için istiyorum. Babamın emektar springiyle birlikte kardeş kardeş takılırlar.

Havalarda iki gündür yerinde baya güzel esiyor. Dün akşam pencereye çıkıp anlamsızca rüzgarın sesini dinledim. Fazla entel takıldım denilebilir neyse ya öyle işte bu aralar halen bir arayış içerisinde ne yapamıyacağımı bilemiyecek bir halde zamandan başka çaresi olmayan biriyim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder