10 Temmuz 2009 Cuma

Derinliklerden

Taksimde rastgele mekanların birinde otururken 22-25 yaş arasında siyah sakal ve t-shirt'ü, kıvırcık saçları olan birisi geldi. Hemen ilk koltuklardan birine yavaşça oturdu ve aşşağı doğru kaykıldı. Yavaşça telefon, anahtarlık, sigara ve çakmağını koydu masanın üzerine daha sonra önüne selpak paketini alarak hafiften oynamaya başlarken garson kız geldi ve bir shot tekila ve bira istedi. Sigarasını yaktı çekti, çekti ve garson o arada içeceklerini getirmişti hiçbirşey yapmıyor sadece önüne bakıyor, düşünüyor, ara ara sertçe yutkunuyordu. Biradan bir yudum aldıktan sonra sigarasına gitti eli bıraktı öylece herşeyi eline çakmağı aldı ve parmaklarının üzerinde oynatmaya başladı o arada gene derin düşüncelere dalmış sanki içinden hıçkırıklarla ağlarmış gibi bir yutkunma daha geldi daha sonra tekilayı içti ve birasını bitirdi. Yine sadece garson kıza karşı kafasını kaldırıp bir bira daha istedi halen dümdüz masanın üzerine boş boş bakıp elindeki çakmağı parmaklarına sürtmeye devam ediyordu. Daha sonra üçüncü birasını içerken uzaklaşmam gerekti, uzaklaşırkende etrafa baktığımda kırmızı suratlar, kaymış gözler ve şuursuzca bakışlar o an bağırmak istedim bu mu yaşamak dediğiniz?

1 yorum:

  1. aa öyle deme abisi ortam çok güzel oluyomuş ama :P eheh ben bu açırı alkol yükleme ve şuur kaydırma olayını şeye bağlıyorum şayet, "ayıkken bişey konuşamıyoruz, kafamız güzel olsun barii" düşüncesine..

    YanıtlaSil