11 Haziran 2009 Perşembe

Yazın Dinlenmek

Klişe bir griş yapmak istiyorum. Yaz denince akla deniz, kum, güneş gelir, ama ben bu üçlüden nedense hep nefret ederim. Çünkü bunlar beni dinlendirmekten çok yoran şeyler, insanlar tatile çıkıyorum diye denize giriyor tuzlu suda 3-5 kulaç atıp pestili çıkıyor. Daha sonra birde bunun üzerine duş almak zorunda kalıyor, bunun adı tatil oluyor.
Bırak alla sen ya üzerine birde vücudundaki yanıkları, soyulmaları saymıyorum bile hokkabaz gibi geziyorsun ortalıkta. Hatta küvete suyu doldurup içerisinde uzanmak çok daha rahatlatıcı bir tatil olsa gerek güzel bir yerde ve güzel bir otelin jakuzisinde bu gerçekleştirilebilir.

Tatil dediğimiz kavram bana göre ye, iç, hava al, yat'dan ibarettir. Özellikle tatile çıkmak için yanına birisini alıp şöyle İspanya ölüm vadisine gitmek bence pahabiliçelemez. Yada o eşsiz piramitleri gezmek kadar bir diğer heyecan verici unsur.
Kafa dinlemek istiyorsanızda, gerçi Ankarada pek birşey yok ama onun gibi bir il'de akşam belli saatten sonra hayatın nasıl durduğunu izlemek ve yanındaki kişiyle muhabbeti tavan yaptırmaktan güzel başka bir tatil çeşidi.

Valla ne yalan söylim yazıyı yazarken sanki istediğim her yeri o an için hayal dünyamda dolaştım. Küçükken ne istiyordum biliyormusunuz??? İstiklal caddesinde kallavi bir akşam geçirmeyi o zamanlar çok mutluydum hergün o cıvıl cıvıl ilkokuluma giderdim. Bu küçük hayal bile beni mutlu ederdi. Daha sonra büyüdü İl dışına çıkmak istedim o da oldu. Ankara deneyimini yaşadım ve gördümki İstanbulda'n başka bir yerde yaşıyamazmışım ben eğer yanınızda kimse yoksa o an sanki terkedilmiş bir yerde gibi hissediyor insan kendini iğrenç bir his o anlatmak bile istemiyorum. Ama İzmir'i çok merak ediyorum oranın Ankara'ya nazaran daha iyi olabileceğini düşünüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder