10 Haziran 2009 Çarşamba

Sıkıntım var blog

iş'ten çıktıktan ilk vesayitle otobüse bineceğim durağa geldikten sonra geride kalan o 2km'lik yolu 15dk'da hırslı bir şekilde yürüyerek bitirdim. İlk başta hızlı başladığım için ayaklarım ilk 1km sonra ciddi şekilde ağrımaya başladı, bacaklarıma ağrılar girmeye başladı, bunlar arttıkça ben dahada hızlandım. Yanımda kimsem yoktu, önümden geçen insanları gördükçe kendimin niye mutlu olamadığım her seferinde yüzüme vuruluyordu.

O şapkalı, yarı uzun saçlı, elinde tespihle gezinen beğenmediğim çocuğun bile yanında bir kız vardı, 1.60 adamın yanında bile 1.75 kadın vardı. Sanki olaylar yüzüme birer tokat gibi çarpıyordu. Bacaklarıma giren o ağrılar o an için hissizleşiyordu ama ben daha çok hissetmek istiyordum bir acıyı yenmek için daha büyük bir acı yaratmaya çalıyordum.
Ev'e vardığımda yine aklım allak bullaktı niye ben böyleyim, niye kendimi bu kadar yıpratıyorum diye, ayaklarımda merdivenleri çıkıcak mecal kalkamıştı yavaş yavaş yürüdüm merdivenleri. Düşüne düşüne, bacaklarımdaki o sızıyı hissederek benim eksiğim ne? ne? ne? ne?
Ne adam gibi arkadaşlarım var, nede bir hayat arkadaşım, zaten kim yalnızlığı severki?

Mutlu olamıyorum be blog aslında benim için mutluluk sadece dost olduğum insanlarla oturup, gezip iki muhabbet etmekten ibaret benim için bu pahabiçilemez bir nimet. Bilmiyorum çok mu şey istiyorum, çok mu zor bir istek yada neyi beceremediğimi.
Sadece haftada 2 kez birşeyler yapmak istemek çok mu zor be blog, bu hayat beni cidden sevmiyor...

9 yorum:

  1. hayat arkadaşını bilemem de hiç olmasa sağlamından bi dost gerçekten yetiyo insana mutlu olmak için.İnş bulursun sende:(

    YanıtlaSil
  2. kişisel gelişim kitapları derki:''hayata olumlu bak ki mutlu olasın''
    bn de diyorum ki kimse kimseyi mutlu etmek için yetmez sen kendi içinde huzurlu ol,bu sıkıntılı zamanlar da geçer:))
    nerdeyse kişisel gelişim kitapları gibi söyledim bende:))

    YanıtlaSil
  3. e tabi arkadaş filan önemli şeyler de bu kadar karamsar olma bence.. duyan da yetmişine gelmiş cenazesini kaldırcak adam bulamıyo sanar.. ayrıca yani çevrende doğru düzgün insan bulamamanın sebebi senin eksikliğinden çok kimi nerde aradığın da olabilir.. çevrendekilerden hoşnut değilsen çevreni değiştir o kadar da zor şeyler diil bunlar.. hayatı kendi kendine zehir etmene, bacak kaslarını harap etmene ne gerek var..

    YanıtlaSil
  4. Kişisel gelişim kitapları gereğinden fazla iyimserdir. Eğer onların dedikleri çıksaydı herkes mutsuz olan kişi kişisel gelişim kitapların okurdu. Bende okudum bir yararını göremedim =))

    YanıtlaSil
  5. @**bushu**
    Çevre edinemiyorum sorunum bu biraz nasıl edineceğim hakkındada en ufak bir fikrim yok

    YanıtlaSil
  6. Ben yazmışım gibi geldi yazını okuyunca. Aynı dert... Seni bilmem ama sanırım bu yalnızlık durumunu ben yaratıyorum ya da sürekli insanlardan şikayet ettiğim için yalnızım. Herkes çıkar peşinde yok mu adam gibi adam diye yırtınıyorum. Zaman yada sabır deyip mi avunmak gerek bilmiyorum.
    Allah sonumuzu hayır etsin :D

    YanıtlaSil
  7. açıkçası şu konuda yardım etmek isterdim ama yeterli tanışıklığımız yok dolayısıyla bilemiyorum naparsın ne edersin.. ama şunu biliyorum kimse karamsar, hayat bana çok kötü davranıyo sızlanan insanlarla takılmak istemez.. yani yeni çevre edinmeden önce bu tavrıdan kurtulman lazım.. çok acımasız konuşuyorum di mi xD

    YanıtlaSil
  8. fazlasıyla =)) hani benide normal hayatımda kimse ağlarken görmemiştir, kimseye sızlanmam içime kapanıktım bu konularda blog'u çok samimi bulduğum için bazı şeyleri açığa vurup içimi rahatlatma ihtiyacı hissettim yoksa dışarıda her zaman amaç eğlenmek insanın içi kan ağlasada bile.
    Muhabbetiminde hiç fena olduğunu sanmıyorum. Hani bir yerde susup oturmam, 5 kelime söyliceksem ölçer tartar sonra 3 kelimesini söylerim abuk sabuk konuşmayı sevmem.
    Ama olmayınca olmuyor demekki...

    YanıtlaSil
  9. kader kısmet stumm sıkma canını napalımn xD

    YanıtlaSil