19 Haziran 2009 Cuma

Gerçek Hayat

Baştan söyliyeyim sadece içimden geçenleri karalıyacam diyeceğim ama ne elimde bir kağıt var nede yazdığım platform içerisinde böyle birşey gerçekleştirebilirim. Kısaca klavyeden bir kaç veri gönderip kendimi biraz deşifre etme ihtiyacı duyuyorum an itibariyle. Bu heriften banane diyebilecek kişilerin çoğu zaten bloglarda gezinecek kişiler değil he öyle biride şuan bu yazıyı okuyorsa boşuna zaman kaybetmesin gördüğü gibi giriş bölümü bile hayli dolu dolu bir yazı olacağının göstergesi.

Karamsar gibi ama değil, evet yazılarımı okuyanlar olabildiğince karamsar olduğumu düşündüğünden hiç süphem yok. Geçmişim yok geleceğimi si... şeklinde takılıyorum çünkü geçmişimden hiç kimse kalmadı gibi birşey geleceğimi göremiyorum ve hayatımı planladığım ve doğum ile yaşam arasına sığdırmaya çalıştığım o hayat felsefesini kurgularken bile önümde hiçbirşey olmadığını görebiliyorum. Karamsar değilim sadece gereğinden fazla gerçekçiyim o hayat herşeye rağmen güzel diyen kendini kandıranlar gibi olamıyorum çünkü yalan'ı hiç sevmem. İyimserlik şurda devreye girer en basitinden öss'ye girdiniz, sonrasında kazanıcam şeklinde iyimser bir tavır izliyebilirsiniz ama hayatta hiçbirşey böyle kolay değil.

Melankoli, aslında karamsarlıkla eş değer birşey diyebilirim ben burada yazdıklarımı bu iki alan içinde değerlendirmek istemiyorum çünkü ben içimden gelenleri yaşadıklarımı, yaşayamadıklarımı anlatıyorum.
Ben hayatın iyimser değil gerçek yüzünü yazıyorum birşey olmuyorsa olmuyor isterseniz buna karamsarlık diyin, ister kader, ister şans bazı şeyler çalıştıkça başarılabilir. ÖSS'ye 3. defa girdiğinizde halen kazanabilirsiniz ve 3 defa şansınız vardır. Bir gitarda çalamadığınız parçaya 10 saat çalıştıktan sonra onu akıcı olarak çalabilirsiniz. Bilgisayarda 8 yaşında yapamadığım crack'i şimdi gözüm kapalı yapıyorum.
Geliştirilebilir şeyler vardır hani bir laf vardır "azimle sıçan taşı deler" doğrudur. Herkes insan sonuçta bazı şeyler geliştirilerek yapılabilir şeyler insanla alakalıdır.

Ama bazı yapılamayan telafisi olmayan şeyler var misal dünyaya bir daha gelmiyeceğimizi bildiğimiz gibi tekrar o ilkokul sıralarına dönemiyeceğiz, tekrar o lise dönemlerine dönemiyeceğiz.
O teneffüs zilini duyunca öğretmenden önce kapıya yüklenip azar işitemicez. Hocalar topu alıp kesicek korkusuyla topu alıp hep birlikte kaçıp sonra hepimiz yaptık diyemiyez.

Hayat lise'den sonra başlıyor. Bir bakıyorsun yalnızsın, o günü birlik hergününüzü gerçidiğiniz herif yada kızların hiçbiri yok bu geri getirilemez birşey, onlar gitsin yenileri gelsin evet bu güzel bir düşünce işte ama nasıl??

Siz hiç aralıklı merdiven gördünüz mü? Yani 1. den sonra 3. ye atlanılan, ben görmedim hayatta böyle küçük bir arkadaş çevren yoksa onu bir anda büyütemezsin. İşte bu programlanamaz bir hayatın gerçeğidir.

Sokaktaki yada Cafe'deki insanların yanına gidip benimle arkadaş olur musun kim der? Eğer gerçekten arkadaş olucağımı bilsem söylerim ama biliyorum deli damgası yiyeceğimi, yada şunuda iyi biliyorum hiç tanımadığınız birinin muhabbetini katılınca bu dangalak herif nerden çıktı diye gruptaki insanların homurdanacağını.

Hayat böyle birşey işte gerçekleri görmeye başlayınca eğer yanında sarılacak dostların yoksa acı çekmeye mahkum kalıyorsun. Yalnız olmak güzeldir diye birşey olduğuna inanmıyorum ben en büyük züürt tesellisidir her zaman dışarı tek başıma çıktığım zamanlardan bilirim o insanların arkadaşlarıyla gülüp eğlenmeleri, el ele tutuşan sevgililer ve o çarşaf gibi olan denizin karşısında sevdiceğinin omuzuna yaslanmış bir kafa, manidar bakışlar.

Peki ne yapmak lazım diye sorular sorular, cevap basit asosyalizm. Kimsenin istiyerek asosyal olduğuna inanmıyorum, en azından ben öyleyim. Ev'de gitarım ve bilgisayarım en büyük sevgililerim benim onlar beni hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Hem sanal ortamda bir sürü insanla tanışabiliyorsun misal sizler.

Yaygın bir inanış ve belirli özellikler var hep aşk, sevgi ortam konusunda ve hep söylenilen söz şöyledir çık dışarı dolaş kriterler bellidir. Para, Muhabbet ve Tip peki bunların olduğunu varsayarsak ki Allah'a şükür var niye ben arkadaş edinemiyorum. Kendime çirkin diyemem çünkü kendime hakaret ettiğimi düşünüyorum böyle olunca kendim dışında sanal ortamda beni hiç tanımayan kişilerden gelen olum karizma adamsın sözlerine hakaret etmiş olurum. Ayrıca çok iyi biliyorum bu lafı söyleyen 2 kişininde ne kadar yürekten olduğunu.

Biraz fazla uzattım mızmızlanmayı sevmiyorum sadece çözüm arıyorum. Olabilecek herşeyi kendim hesapladım, düşündüm ama üsttede belirtdiğim gibi olmuyor buna ne ad vermek isterseniz siz verin.

2 yorum:

  1. Bu gerçek hayat dediğin gibi. Ve yine dediğin gibi yalnızlık güzeldir ama bu senin seçimin olduğunda. Ben hep öyle düşünürüm. Ama fazla gerçekçi olmak da bünyeyi kasar bence biraz pollyanna olmakta fayda var. Mesela "yarın güzel olacak" fikri...Bazen yaparım, hayat da bana sürpriz yapacakmış gibi gelir mutlanırım:))

    YanıtlaSil
  2. Galiba lisede de arkadaşın yoksa hayat daha zor.. Herkesin seni geride bıraktığı, güle oynaya çıktığı tatillerinde bir anlamı yok. Haftanın iki günü sırf asosyal olmamak uğruna yüzme kursuna gitmek için evden çıkıyorum.. Bunları söylemek içinde biraz küçüğüm belki ama gerçekler her yerde aynı..

    YanıtlaSil