10 Mayıs 2009 Pazar

Hayatın gerçekleri iç içe...

Bugün en yakın dostum can'ın yazısını okuyunca benimde aklıma böyle bir yazı yazmak geldi.
Benimde bir zamanlar hayallarim vardı, artık olmayan hayaller daha doğrusu hedef hepsine ulaştım evet hepsi çok küçük şeylerdi. Bilgisayar, gitar, yazılımcı olarak bir firmada çalışmak. Amaçlarımın hepsine ulaştım ben bu hayattaki sınav'ımı bitirdim 18. senede kağıdımı verip rahat bir şekilde sınav sonucumu beklemek istiyorum ama olmuyor işte bende sokağa çıkıp avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum ama bunları sadece içimden yapabiliyorum.
Hayattan kısa süreliğine mutlu olmaktan nefret ediyorum, arkadaşlarının yanına gidersin ve onları güldürürsün bunu yaparken kendinden gülersin aslında o an içinden neler geçtiğini kimse bilemez ordan çıktıktan sonra eski haline dönmüşsündür. kafan yerde ellerin cebinde kafanda müzik tınıları hep kendime sorarım ben niye böyleyim benim mutsuzluğum neye bağlı, bulamıyorum.
Belki çözebilecek birşey var ama parayla satın alınamıyacak kadar zor, karamsarlığı kimi zaman seviyorum çünkü iyimser düşündüğüm zaman tersi çıkıyor zaten o yüzden karamsar düşünüyorum daha fazla üzülmemek için, benim için hayat banktaki oturan şarapçıdan bile daha kötü o bir şarap alıyor herşeyi unutuyor hiçbirşey umrunda değil. Ben ise ne yapacağımı bilmiyorum elimden gelebilecek hiçbirşey yok.

3 yorum: